
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık'ın 1949 tarihli Hikaye (Öykü) alanında öne çıkan eseridir. Klasik edebiyat okurlarının en çok işaretlediği satırlar, Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli)'den burada toplandı.
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli)'den En Beğenilen Alıntılar
Başkasının işine karışmamalı insan,
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Burnunu sokmamalı aklına esen şeye
Bu karanlık ne kadar korkunç, ne kadar sarsıcı, ama yine de ne kadar esrarlı ve güzeldi!
📖 Sayfa 81 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Hoca bir aralık pek hasta düşer;
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Kolu tutulur, yüzü gözü şişer.
Günlerce yatağa bağlanir kalir;
Adamcağızı bir korkudur alır.
Bir gün karısına der ki:-"Karı ,gel
iste kapımıza dayandı ecel.
Söyle bir giyin kusan, yap, yakıştır;
inci boncuk, nen varsa, tak takıştır;
Ondan sonra da gel yanımda otur."
Karısı saşar kalır:-"Nasıl olur?
Kocam Azrail'le pençleşirken,
Ne yüzle süslenir püslenirim ben?"
Hoca der ki:-"Canim, sen beni dinle;
Yapmazsan vallahi hatırım kalır.
Karşilasacagiz ya Azrail'le,
Olur ki beğenir de seni alır."
Hoca bir gün kahveye girmiş oturmuş;
📖 Sayfa 93 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Koşa koşa bir adam gelmiş, önünde durmuş.
"Hocam!" demiş, evinizde yangın var."
Bu haberi alan insan ne yapar?
Çağ eski çağ; yangında tehlike çok;
Öyle şimdiki gibi sigorta falan da yok.
Telaşlanır, değil mi? Hiç de öyle olmamış.
Hoca istifini bile bozmamış.
"Yahu!" demişler, "Hâlâ duruyorsun!
Evin yanıyor, sen oturuyorsun!"
Hoca çubuğunu içip esnermiş;
En sonunda şöyle bir cevap vermiş:
"Başımı belaya sokmayın yine;
İşleri böyle taksim etti hatun;
Sokak işi benim, ev işi onun;
Karışır mıyım karımın işine?"
Bir gün bir komşusu gelip Hoca'ya
📖 Sayfa 43 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Çamaşır ipi ister.
Hemen başlar istirhama, ricaya.
- "İşim biter bitmez getiririm," der,
Hoca'ysa bir türlü yanaşmaz buna;
Bin bir güçlük çıkarır komşusuna.
Olmayacak sebepler icat eder;
Mesela der ki: -"İpe un serdiler."
Komşusu cevap verir: - "Canım Hoca!
İpe un serilir mi? Bu ne biçim iştir ki?"
Hoca kıza: - "Vermeye niyetim olmayınca
Öyle bir serilir ki."
Bir gün Hoca evde kendi kendine
📖 Sayfa 81 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Düşünür, dermiş ki: "Bir çorba olsa;
Biberle yağ gezdirseler üstüne;
Nanesi limonu da bolca olsa;
Nasıl atıştırırdım kaşık kaşık!"
Çat çat kapı çalınmış o aralık.
Koşmuş, açmış: Komşunun küçük oğlu.
Elinde de bir tas; herhalde dolu.
Hoca hemen sormuş, gözleri tasta:
"Hayrola, evlat, bir şey mi getirdin?"
Çocuk cevap vermiş: "Annem pek hasta;
Sizde varsa azıcık çorba verin."
Bu sözleri duyunca
Şaşırmış kalmış Hoca:
"Allah Allah!" demiş, "Bizim komşular
Hülyadan bile koku alıyorlar."
Bir gün sazlı sözlü bir toplantı var.
📖 Sayfa 89 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Hoca'ya bir bağlama uzatırlar.
"Hoca!" derler, "Şunu çalsana biraz!"
Hoca, malum, sazdan mazdan anlamaz.
Ama "hayır" demez, alır eline.
Bir dokunur sazın orta teline;
Kendine göre bir hava tutturur.
Aynı telin üstüne vurur durur.
Bir gürültüdür yayılır etrafa.
Mecliste ne kulak kalır ne kafa.
"Hey!" der ev sahibi, "Ne yapıyorsun?
Vazgeçtik, böyle saz yerinde dursun!
Adet: Bu perdelerde gezinirler."
zaman Hoca hazrete şöyle der:
"İşin aslı öyle değildir, beyim!
Bu perdeyi bulamazlar da onlar,
Aramak için gezinir dururlar.
Ben bulmuşum; ne diye gezineyim?"
Böyle, sıkıntı içinde hiçbir işe yaramayan bir saat geçirdi.
📖 Sayfa 3 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Yaşayacak sanat, zümrelere değil, halka dayanan sanattır. O da bize insanüstünü değil, insanın hâlini anlatır.
📖 Sayfa 9 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Bir ters görüş bir anda nice bin aklı çeler.
📖 Sayfa 24 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Eskiler de boşuna dememişler
“Anlatılışa göre fetva verilir” diye...
“ Tek başınayken kutusundan çıkarılmayan bir kibrit kadar soğuktu ve kendine bile yararı yoktu. “
📖 Sayfa 2 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Bir sabah hocanın karısı ölür;
📖 Sayfa 126 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Yıkanır, tabuta konur, gömülür.
Hoca fena üzülür.
Bir gün Hoca'nın eşeği kaybolur.
📖 Sayfa 69 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Ne yapsın Hoca şimdi?
-Şu kır senindi, bu çayır benimdi-
Dere tepe aramaya koyulur.
Hem eşeği arar, hem türkü söyler.
Hocayı bu vaziyette görenler
Şaşırır, der ki: "Bu ne hâl, Hoca?
İnsan türkü mü söyler eşeği kaybolunca?
Tersine, hiç durmadan feryat eder."
Hoca bir parça düşünüp şöyle der:
"Tek ümidim şu dağın ötesinde.
Kalmadı başka yer, aramadığım.
Hele orada da bulamayayım
O zaman seyredin feryadı bende."
Halktan olmak insan olmayı gerektiriyor.
📖 Sayfa 13 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Dünya böyle! İşini bilen kişi
📖 Sayfa 19 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Kendi çıkarına uydurur işi.
-İyi, kötü- hep konuşan haklıdır.
İște bu hikâye bunu anlatır.
Bir ters görüş bir anda nice bin aklı çeler.Eskiler de boşuna dememişler“Anlatılışa göre fetva verilir” diye...
Dünya böyle! İşini bilen kişi
📖 Sayfa 24 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Kendi çıkarına uydurur işi.
-İyi, kötü- hep konuşan haklıdır.
...Eskiler de boşuna dememişler
"Anlatılışa göre fetva verilir" diye...
Başkasının işine karışmamalı insan;
📖 Sayfa 78 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Burnunu sokmamalı aklına esen şeye,
İşte bunu gösteren bir hikâye
Bizim merhum Hoca'dan:
Bir gün biri gelmiş bizim Hoca'ya;
Ukalalık da parayla değil ya,
- "Bir tepsi baklava gidiyor," demiş.
Hoca hemen terslemiş:
- "Bana ne?"
Ama yine anlayamamış adam.
- "Sizin eve gidiyor, demiş, Hocam."
Hoca terslemiş yine:
- "Seni adam etmek de sahi pek zor;
Madem tepsi bizim eve gidiyor,
Sana ne?"
Hoca bir aralık pek hasta düşer;
📖 Sayfa 128 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Kolu tutulur, yüzü gözü şişer.
Günlerce yatağa bağlanır kalır;
Adamcağızı bir korkudur alır.
Bir gün karısına der ki: - "Karı, gel!
İşte kapımıza dayandı ecel.
Şöyle bir giyin kuşan, yap, yakıştır;
İnci boncuk, nen varsa, tak takıştır;
Ondan sonra da gel yanımda otur."
Karısı şaşar kalır: - "Nasıl olur?
Kocam Azrail'le pençeleşirken,
Ne yüzle süslenir püslenirim ben?"
Hoca der ki: - "Canım, sen beni dinle;
Yapmazsan vallahi hatırım kalır.
Karşılaşacağız ya Azrail'le,
Olur ki beğenir de seni alır."
Dünya böyle! İşini bilen kişi
📖 Sayfa 24 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Kendi çıkarına uydurur işi.

Hoca bir ara dul bir kadın alır.
📖 Sayfa 96 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Bu mutlu evlenmenin üzerinden
Doğru dürüst kırk gün bile geçmeden
Kadıncağızın bir çocuğu olur.
Bu sevinilecek haberi duyunca
Sokağa fırlar Hoca.
Döner ki, elinde bir cüz kesesi.
Sorarlar: " Ayol! Hoca! Bu da nesi?'
Hoca güler o zaman:
Canım der, bunda şaşılacak ne var?
Dokuz aylık yolu kırk günde alan
Yarın öbür gün de mektebe başlar.
Dünya böyle! İşini bilen kişi
📖 Sayfa 22 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Kendi çıkarına uydurur işi.
-İyi, kötü- hep konuşan haklıdır.
İşte bu hikâye bunu anlatır.
Bir ters görüş bir anda nice bin aklı çeler.
Eskiler de boşuna dememişler
"Anlatılışa göre fetva verilir" diye...
Neyse, lafı bırakıp geçelim hikâyeye:
.....
Dünya böyle! İşini bilen kişi
📖 Sayfa 24 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Kendi çıkarına uydurur işi.
İyi, kötü hep konuşan haklıdır.
-Parayla pulla değil ukalalık-
📖 Sayfa 117 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Hısım akraba gelip bir aralık
Hoca'ya derler ki: "Kusura bakma!
Pek bize düşmez ama
Şu karına göz kulak olsan biraz.
Fazla konuşuluyor sağda solda;
Diyorlar: 'Çok geziyor; kötü yolda...'
Öyle ya, eloğlu bu, susmaz susmaz."
Ama Hoca da hiç dolma yutar mı?
Hem, ukalalığın manası var mı?
Bu zevzekleri afallatmak için,
İşi bildiğini anlatmak için:
"Sanmam," der, "bu işte yanlışınız var,
O kadar çok gezse bize de uğrar."
Yaşayacak sanat, zümrelere değil, halka dayanan sanattır. O da bize insanüstünün değil, insanın halini anlatır.
📖 Sayfa 13 · Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık
Sıkça Sorulan Sorular
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli) kimin eseridir?
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), Orhan Veli Kanık tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1949'da yayımlanmıştır.
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli) kaç sayfadır?
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli), 130 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Nasrettin Hoca Hikayeleri (Ciltli)'in en ünlü sözü nedir?
“Başkasının işine karışmamalı insan, Burnunu sokmamalı aklına esen şeye”