CANLI

Sosyoloji Dünyasından Türkçülüğün Esasları: Ziya Gökalp'ın Etkileyici Sözler

Türkçülüğün Esasları - Ziya Gökalp kitap alıntıları ve sözleri

Sosyoloji alanında yazılmış önemli eserlerden biri olan Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp'ın kaleminden çıkmıştır. Kitap 254 sayfadır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Ziya Gökalp
İlk Yayın:1923
Yayınevi:Ötüken Neşriyat
Sayfa Sayısı:254
Orijinal Adı:Türkçülüğün Esasları
Orijinal Dil:Türkçe
Dil:Türkçe
ISBN:9786051551920
Okuma Süresi:7 sa. 12 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Sosyoloji, Kültür

Türkçülüğün Esasları'dan En Beğenilen Alıntılar

Bir millet diğer milletin dinî, ahlâkî, estetik duygularını taklit edemez. Meselâ Türklerin İslâmiyet'ten evvelki dininde Gök Tanrı mükâfât tanrısıdır, cezaya karışmaz. Ceza tanrısı, Erlik Han isminde başka bir mitik şahsiyettir. Tanrı yalnız güzellik sıfatıyla tecelli ettiği için eski Türkler yalnız onu severlerdi; Tanrıya karşı korku hissiyle mütehassis olmazlardı.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Bizim için de en güzel görünen lisan Türkçedir.

📖 Sayfa 142 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Başka uluslar, çağdaş uygarlığa girmek için geçmişlerinden uzaklaşmak zorundadırlar; oysa Türklerin çağdaş uygarlığa girmeleri için, yalnız geçmişlerine dönüp bakmaları yeter.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Maamafih, Türkçülüğe dair bütün bu hareketler sonuçsuz kalacaktı, eğer Türkleri Türkçülük mefkûresi etrafında birleştirerek büyük bir dağılma tehlikesinden kurtarmaya muvaffak olan büyük bir dâhi zuhur etmeseydi!

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Ey bugünün Türk genci! Bütün bu işlerin yapılması asırlardan beri seni bekliyor.

📖 Sayfa 206 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Mete: “Yurt bizim mülkümüz değildir; mezarda yatan atalarımızın ve sonsuza kadar doğacak torunlarımızın bu kutsal toprak üzerinde hakları vardır. Yurttan, bir karış kadar olsa bile, yer vermeye hiç kimsenin yetkisi yoktur. Bundan dolayı da, savaşacağız. İşte, ben atımı düşmana doğru sürüyorum; arkamdan gelmeyen idam olunacaktır.”

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Bilhassa bizim gibi siyasi düşmanları çok bulunan milletler için en büyük dayanak vatani ahlak olabilir. Vatani ahlakımız kuvvetli bulunmazsa ne istiklalimizi ne hürriyetimizi muhafaza edemeyiz. O halde Türkçülük, her şeyden ziyade, millet ve vatan mefkurelerine kıymet vermelidir.

📖 Sayfa 171 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Çünkü halk, millî harsın canlı bir müzesidir.

📖 Sayfa 63 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Türk milletindenim, İslam ümmetindenim, Batı medeniyetindenim.

📖 Sayfa 83 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Osmanlı Edebiyatı demek doğru değildir. Nasıl ki lisanımıza Osmanlı lisanı ve milletimize Osmanlı milleti demek de yanlıştır. Çünkü Osmanlı tabiri yalnız devletimizin adıdır. Milletimizin ünvanı ise yalnız Türk'tür. Binâenaleyh, lisanımız da Türk lisanıdır, edebiyatımız da Türk edebiyatıdır.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Turan, bütün Türklerin mazide ve belki de istikbalde bir şe’niyet olan büyük vatanidır.

📖 Sayfa 44 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

“Ben bir Türküm dinim cinsim uludur.”

📖 Sayfa 25 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Yüz milyon Türk’ün bir ulus olarak birleşmesi. Türkçüler için ne güçlü bir coşum kaynağıdır. Tûran ülküsü olmasaydı, Türkçülük bu kadar hızla yayılmayacaktı.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Gerçeği arayanlar, başka başka yollardan gitseler bile, sonuçta aynı hedefe ulaşırlar.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Hars: Milli kültür. Ziya Gökalp için hars; milli değerler, norm, Dally, müzik, sanat, din, ahlak ve ekonomiden oluşmaktadır.

📖 Sayfa 226 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Oğuz Han: Türk ve Altay mitolojisinde Türklerin atası.

📖 Sayfa 238 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Ey bugünün Türk genci! Bütün bu işlerin yapılması, yüzyıllardan beri seni bekliyor.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Amazonlar: Eski Çağlar’da Karadeniz kıyılarında yaşadığı söylenen, yata binen ve silah kullanan kadın topluluğu. Dede Korkut kitabında anlatıldığına göre göçebe Türk kadınları da ata biniyor ve ok atıyorlardı.

📖 Sayfa 211 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

İnsan için maneviyet, maddiyetten mukaddemdir (önce gelir).

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Eski türklerde genel olarak kadınlar amazon idiler. Binicilik, silah kullanma, yiğitlik Türk erkekleri kadar Türk kadınlarında da vardı. Kadınlar doğrudan doğruya hükümdar, kale komutanı, vali ve elçi olabilirdi.

📖 Sayfa 182 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Emrullah Efendi: Şaka amacıyla söylediği “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” sözü asırlardır unutulmamıştır.

📖 Sayfa 219 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

İnsansal kişiliğimiz bedenimizde değil, ruhumuzdadır. Maddi meziyetlerimiz ırkımızdan geliyorsa, manevi meziyetlerimiz de, eğitimini aldığımız toplumdan geliyor.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

İstikbalde bî-taraf (tarafsız) bir tarih, demokrasi ile feminizmin Türklerden doğduğunu itirafa mecbur olacaktır. O halde, istikbaldeki Türk ahlâkının esasları da millet, vatan, meslek ve aile mefkûreleriyle (idealleriyle) be raber demokrasi ve feminizm olmalıdır.

📖 Sayfa 187 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

“Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin Namık Kemal, fikirlerimin Ziya Gökalp’tir.”
Mustafa Kemal

📖 Sayfa 7 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Çünkü bütün terakkilerin kaynağı doğuş yeri ve dayanağı da yalnız odur.

📖 Sayfa 101 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Demek ki, yalnız bir tek kelime, mukaddes mi mübarek Türk kelimesidir ki, bu darmadağınıklık içinde doğru yolu görmemize sebep oldu.

📖 Sayfa 65 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Halkın kullandığı tabirleri ilim kabul edemez.

📖 Sayfa 131 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Türkçülük, Türk milletini yükseltmek demektir.

📖 Sayfa 32 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyaya yayılmış ve ayrı devlet kurmuş olan Türkleri önce Türk kimliği etrafında birleştirmek ve ardından ortak bir Türk kültürü yaratmak, Türkler için Kızıl Elma’dır.

📖 Sayfa 231 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Hulâsa, her milletin yeryüzünde icrâ edeceği tarihi ve medeni bir misyonu vardır. Türk milletinin misyonu ise ahlâkın en yüksek faziletlerini fiiliyât sahasına çıkarmak en imkansız zannolunan fedakârlıkların ve kahramanlıkların mümkün olduğunu ispat etmektir.

📖 Sayfa 192 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

"Çünkü düşünmek ve söylemek kolaydır. Fakat yapmak ve bilhassa başarıyla neticelendirmek çok güçtür."

📖 Sayfa 31 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Bu kadar kat'î ve büyük inkılâbı yapan zât, Türkçülüğün en büyük adamıdır. Çünkü düşünmek ve söylemek kolaydır. Fakat yapmak ve bilhassa muvaffakiyetle neticelendirmek çok güçtür.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Ulusallıkta soy sop aranmaz. Yalnız eğitimin ve ülkünün ulusal olması aranır.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

"Evime Türk malumatından başka bir şey giremez!"

📖 Sayfa 23 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

"Türk milletindeniz" dediğimiz için, dilde, estetikte, ahlakta, hukukta, hatta din hayatında ve felsefede Türk kültürüne Türk zevkine, Türk vicdanına göre bir orijinallik, bir özgünlük göstermeğe çalışacağız.

📖 Sayfa 88 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Avrupalılar, Atilla’nın Tanrı kutu ünvânını Allah’ ın belası sûretinde tercüme etmekle tarihî bir günah işlemişlerdir.

📖 Sayfa 56 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

"Çünkü atalet kanunu gereğince bir sebep onu değiştirmedikçe her şey olduğu gibi kalır."

📖 Sayfa 77 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Panturanizm: Turancılık. Ural-Altay kavimlerinin birliğini savunan görüş. Rusya’da 1905 devriminden önce Azerbaycan ve Tatar Türk aydınları tarafından ortaya atılmış, 1908’de ikinci meşrutiyetin ilanından sonra Türkiye’de karşılık bulmuştur. İttihat ve Terakki yönetimi içinde özellikle Ziya Gökalp’in başını çektiği Turancı görüşler egemen olmuştur. 

📖 Sayfa 240 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

"Turan, bütün Türk Milleti'nin birleşmesi anlamına gelir. Türk, bir milletin adıdır. Millet kendine özgü bir kültürü olan bir topluluk demektir. Öyleyse Türk'ün yalnız bir dili, bir kültürü olabilir."

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Türkçülüğün uzak ideali ise Turan’dır.

📖 Sayfa 42 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

“Eski Türklerde ana soyuyla baba soyu kıymetçe birbirine denkti.”

📖 Sayfa 177 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

"Bir sanatkâr, ancak halktaki bedii (estetik) zevkin tecelligâhı (göründüğü yeri) olduğundan dolayı dâhi olabilir."

📖 Sayfa 64 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

İşte Türkçülüğün vazifesi, bir taraftan yalnız halk arasında kalmış olan Türk harsını arayıp bulmak, diğer cihetten (taraftan) Garp medeniyetini tam ve canlı bir sûrette alarak millî harsa aşılamaktır.

📖 Sayfa 60 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Fakat bugün itiraf etmeliyiz ki, bu güzideler, halka doğru yalnız bir tek adım atabilmişlerdir. Tamamıyla halka doğru gitmiş olmak için halkın içinde yaşayarak, ondan millî harsı tamamıyla almaları lazımdır. Bunun için yalnız bir çare vardır ki, o da Türkçü gençlerin muallimlikle köylere gitmesidir.

📖 Sayfa 66 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

“Eski Türklerde ev, Araplarda olduğu gibi yalnız erkeğin değildi, karı ile kocanın müşterek malıydı. Bu sebeple evin erkeğine Od ağası denildiği gibi, evin hanımına da Od kadını ünvânı verilirdi.”

📖 Sayfa 180 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Türk Han: Ziya Gökalp’a göre Türklerin ilk atasıdır.

📖 Sayfa 250 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Eski kavimler arasında hiçbir kavim Türkler kadar kadın cinsine hukuk vermemişler ve hürmet göstermemişlerdi.

📖 Sayfa 182 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Bilhassa bizim gibi siyasî düşmanları çok bulunan milletler için, en büyük dayanak vatanî ahlâk olabilir. Vatanî ahlâkımız kuvvetli bulunmazsa ne istiklâlimizi, ne hürriyetimizi, ne de vatanımızın tamamiyetini muhafaza edemeyiz.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Osmanlı sınıfı, kendisini “millet-i hâkime” olarak görür, yönettiği Türklere “millet-i mahkûre” gözüyle bakardı. Osmanlı her zaman Türk’e, “Eşek Türk” derdi; Türk köylerine resmî bir kişi geldiği zaman, Osmanlı geliyor, diye herkes koşardı.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Vatanî ahlakın yüksek olması millî tesânüdün temelidir. Çünkü vatan, üstünde oturduğumuz toprak demek değildir. Vatan millî hars (kültür)dediğimiz şeydir ki, üstünde oturduğumuz toprak onun, ancak zarfından ibarettir. Ve ona, zarf olduğu içindir ki mukaddestir. O hâlde, vatanî ahlak, millî mefkûrelerden, millî vazifelerden mürekkep olan bir ahlak demektir.

📖 Sayfa 102 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

İşte Türkçülüğün görevi, bir yandan yalnız halk arasında kalmış olan Türk kültürünü arayıp bulmak, öte yandan Batı uygarlığını tam ve canlı olarak alıp ulusal kültüre aşılamaktır.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

İslâm birliğini savunanlara göre, ulus, bütün Müslümanların toplamı demektir. Aynı dinde bulunan insanların tümüne “ümmet” adı verilir. Öyleyse, Müslümanların toplamı da bir ümmettir. Yalnız dilde ve kültürde ortak olan ulus toplumu ise, bundan ayrı bir şeydir.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

“Eski Türklerde kadınlar, umumen amazon idiler. Binicilik, silâhşorluk, kahramanlık, Türk erkekleri kadar Türk kadınlarında da vardı. Kadınlar, doğrudan doğruya, hükümdar, kale muhafızı, vali ve sefir olabilirlerdi.”

📖 Sayfa 182 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Dünyanın en demokrat kavmi eski Türkler olduğu gibi, en feminist ulusu da, yine eski Türklerdir. Aslında feminizm demokrasinin, yani eşitliğin kadınlarla ilgili bir görünümüdür.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Bugün, her hak Türk'ündü. Bu topraktaki egemenlik Türk egemenliğidir. Politikada, kültürde, ekonomide hep Türk halkı egemendir.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Ribot diyor ki: "Zihin fazla bir gelişmeye uğrayınca özyapıyı bozar." Bireyde zihin ne ise, toplumda da uygarlık odur. Bireyde özyapı ne ise, toplumda da kültür odur. Bundan dolayı, zihnin fazla gelişmesi bireysel özyapıyı bozduğu gibi, uygarlığın fazla gelişmesi de ulusal kültürü bozar. Ulusal kültürü bozulmuş olan uluslara 'yozlaşmış uluslar' adı verilir.

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Milli tesânüdün(dayanışmanın) kuvvetlendirilmesi içtimâî intizam (sosyal düzen) ve terakkinin (ilerlemenin) milli hürriyet veistiklâlin temelidir. Millî tesânüdü kuvvetlendirmek için de vatanî, medenî, mesleki ahlâkların kuvvetlendirilmesi, yükseltilmesi lâzımdır.

📖 Sayfa 108 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

“Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu iken, bu câmianın vücûda getirdiği feodalizm içinde kul halini aldılar.”

📖 Sayfa 96 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Bütün cihan bugün Gazi Mustafa Kemal Paşa ismini mukaddes bir kelime addederek her an hürmetle anmaktadır. Evvelce Türkiye'de, Türk milletinin hiçbir mevkii yoktu. Bugün, her hak Türk'ündür. Bu topraktaki hakimiyet Türk hakimiyetidir. Bu kadar kesin ve büyük inkılâbı yapan zât, Türkçülüğün en büyük adamıdır. Çünkü düşünmek ve söylemek kolaydır. Fakat yapmak ve bilhassa sonuçlandırmak çok güçtür.

📖 Sayfa 30 · Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp

Sıkça Sorulan Sorular

Türkçülüğün Esasları kimin eseridir?

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1923'te yayımlanmıştır.

Türkçülüğün Esasları kaç sayfadır?

Türkçülüğün Esasları, 254 sayfadır (Ötüken Neşriyat baskısı).

Türkçülüğün Esasları'nın en ünlü sözü nedir?

“Bir millet diğer milletin dinî, ahlâkî, estetik duygularını taklit edemez. Meselâ Türklerin İslâmiyet'ten evvelki dininde Gök Tanrı mükâfât tanrısıdır, cezaya karışmaz. Ceza tanrısı, Erlik Han isminde başka bir mitik şahsiyettir. Tanrı yalnız güzellik sıfatıyla tecelli ettiği için eski Türkler yalnız onu severlerdi; Tanrıya karşı korku hissiyle mütehassis olmazlardı.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türkçülüğün Esasları — Ziya Gökalp. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4