CANLI

Şule Yüksel Şenler'in Din Alanında Değerli Satırlar — Uygarlığın Gözyaşları

Uygarlığın Gözyaşları - Şule Yüksel Şenler kitap alıntıları ve sözleri

1997 tarihli Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler'in en bilinen eserlerinden biridir. Timaş Yayınları baskısıyla 264 sayfadır. Okurların Uygarlığın Gözyaşları'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.

Yazar:Şule Yüksel Şenler
İlk Yayın:1997
Yayınevi:Timaş Yayınları
Sayfa Sayısı:264
Dil:Türkçe
ISBN:9789757544817
Okuma Süresi:7 sa. 29 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Din (İslam), Eğitim, İnsan ve Toplum

Uygarlığın Gözyaşları'dan En Beğenilen Alıntılar

Ne var ki, günümüzde bir takım sütü bozuk, soysuz ve şerefsiz türediler, diğer bütün değerlerimizin yanı sıra asli dilimizi de soysuzlaştırmak ve halkımızın kullanageldiği kelimeler yerine bir yığın anlaşılmaz, mânâsız, saçma ve gülünç(tilcik(!)ler,) kelimeler türetmek gayretiyle didinip, çırpınmakta, kesif ve korkunç bir faaliyet göstermekteler...

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Demir parmaklıklardan kuş uçar, ben uçamam, Kilitli kapıları zorlasam da açamam.
Hak uğrunda zindana girmem mukadder imiş. Takdir-i İlâhîden elbetteki kaçamam!

Değil mi ki mü'minim, baş eğemem zalime. Zalimin zulmü vardır hak yolunda âlime. Zındanda olsam dahi bana görünür Cennet, Şeref duyun kardeşler, acımayın halime!..

Üzerime vurulsa kat kat iri kilitler,
Çekilse duvarlara ceryanlı telden çitler, Hapsedemezler asla bendeki gür imanı.. İsterse öldürsünler, ölmezler ki şehitler!..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ama bu lisanın içinde Osmanlıca bazı kelimeler bulunmaktaymış... Bunun için dilimizi bu kelimelerden arıtarak, öztürkçeyi meydana getirmeye çalışmak lazımmış...
Şu garabete bakın siz. Elbette bugünkü lisanımızın da, yarınki lisanımızın da içinde Osmanlıca kelimeler bulunacaktır. Çünkü biz Osmanlıdan geldik. Çünkü biz asırlar boyu Osmanlı Türkleri olarak cihana nam saldık, Osmanlı Türkleri olarak dünyanın en mert, en cesur, en dürüst, en namuslu, en faziletli, en şecaatli, en korkusuz, en bilgili, en san'atkår, en ileri, en kahraman ve en yiğit milleti olarak iftiharla yaşadık...

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Allah'dan ancak kafirler ümit keser! beyanıyla yüce Rabbimiz, ümitsizliği yasakladığı mü'minlere ise, yeni ümit ufuklarının kapılarını aralamış oluyor. Nitekim bu toplum da yeni doğumların, yeniden ümmet oluşun, yeniden İslam'a yönelişin rahmet dolu, müjde yüklü sancılarını çekmektedir.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Hasılı, bildiğimiz, fakat bir türlü kabul edemediğimiz bir hakikattır ki:

Ayıdan post, gâvurdan dost olamaz!.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Evet, ezeli düşmanlarımız çok iyi biliyorlardı ki Türkler, Türk'ü Türk yapan İslam'a, Türk'ü Allah'dan (C.C.) başka hiç bir kuvvet karşısında eğilmez ve yenilmez kılan bu dine bağlı kaldıkları müddetçe dize gelmeyecekler, aksine önlerinde bütün cihanı dize getirecek güce sahip olacaklardır.
Bunun için en başta Türk'ün İslam'a olan inancını zayıflatıp yıkmalı, Türk'e değil, İslam'a savaş açılmalıydı... Ve asırlar boyu yapılan sayısız akınlar. girişilen savaşlar, düzenlenen Haçlı seferleri hep bu gayeyi taşımaktaydı.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ne gariptir şu insanoğlu. Aklı ne kadar havalarda dolaşmaktadır ki, kendisini yaratan Allah'a (CC) tâbi olup, onun emirlerine uyacağına, tutup kendi gibi Allah yaratığı insanlar toplumuna uymakta ayak diretiyor.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Büyük mürşid, vefatından evvel inanan gönülleri şu müjdeyle serinletmişti:

‹‹Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkilâbatı içinde en gür seda, İslâm'ın sedâsı olacaktır!..››

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Hakkı hakça yazamazsın,
Düşmanına kızamazsın,
Müslüman'ca gezemezsin,
Hüküm budur, budur karar!

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ey Şule! Yeter artık, coştu yine kalemin,
Hak yerini bulacak, dinsin artık elemin.
Her gecenin ardından aydınlık bir gün doğar,
Zafer vadediyor bak bize Rabbül Alemin!

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

İman hem nurdur, hem kuvvettir. Hakiki imân, bir mânevi tûba-i Cennet çekirdeği taşıyor. Küfür ise mânevî bir zakkum-ı Cehennem tohumunu saklıyor. Demek selâmet ve emniyet yalnız İslâmiyette ve imândadır.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

İnsanı insan eden imandır. İman ise hem nurdur, hem nimettir. O nura gözlerini yuman ve gafletin koyu karanlıkları içinde dünya ve âhiret hayatlarını kendilerine zindan eden biçare kardeşlerimi yarasalar misali ışığa, nura mahrumiyetten kurtar; kalblerine hidayet ver Allah'ım!

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

''Ol mâhiler ki; derâ içredirler, deryâyı bilmezler!''
Diyen şair ne güzel tasfir etmiştir...

📖 Sayfa 42 · Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Şahsiyetsiz bir insan ya bir kukla, ya da taklitçiliği sebebiyle maymun misali herkesi güldüren bir maskara değil midir?
İnsan ancak kendi şahsiyetiyle saygı kazanır, hürmet görür.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Stresi meydana getiren unsurların en büyüğü "ümitsizlik" hâletidir. Kapitalist sistemlerin, materyalist felsefeyle yetiştirdiği ve mâneviyattan mahrum bıraktığı insan yığınları; kaderi tâyin eden, hata ve kusurlarını bağışlayıp, günahları affeden bir Yaratıcıya inanarak sığınmadıklarından ümitsizlik içinde çırpınır; "Kaderi tenkit eden, başını örse vurur!" kaidesince çırpındıkça dibe batarlar.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ve bil ki, seni hayvanlıktan ayıran, seni hakikiki insanlık mevkiine yücelten yegane unsur İMAN'dır.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ve bugün İslâm'a yabancılaşan bir İslâm toplumu vardır ortada. Kendini tanımayan, kendine yabancı zavallı bir toplum!..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ölümü yok edip, ortadan kaldırmaya gücü yetmeyen biçareler, bütün hınç ve öfkelerini, yıllardır sesini, sedâsını kesmek için uğraştıkları İSLAM'dan almaya bakıyorlardı. Nice gayretler gösterilmedi, nice entrikalar düzenlenmedi ve nice servetler dökülmedi ki bu yolda. Nice kollar nice çamur ve balçıklara bulanmadı ki... Ama ne mümkün? Bâhsus sıvanmak, örtülmek istenilen İslâm güneşi olursa!

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Dinden kopuş, ahlâktan kopuştur. Din «iyi ahlak» olduğuna göre, dinden uzaklaşan toplumlar, haliyle kötü ahlak bataklıklarının içine yuvarlanacak, işte böylesine şaşkın ve biçare bocalayıp duracaklardır.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ne var ki; asırlardır İslam'ın sancaktarlığını yapmış olan bu necib millet müslümandır. (İçlerinde çok cüzi bir azınlık teşkil eden satılmış ve aldatılmış bir avuç bedbaht kitle hariç), bu müslüman halk dinine, milliyetine, örf, adet, an'ane ve mukaddesatına ölesiye bağlıdır.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Aslına dönmek, kendini bulmak için çırpınan bu masum insanların yüzlerini inanıyoruz ki, yüce Yaradan mutlaka güldürecek, zafer, sonunda İslam'ın olacaktır.

«Evet, ümitvar olunuz, şu istikbal inkılābātı içinde en gür seda; İslam'ın sedası olacaktır!..» Müjdesiyle gönüllere inşirah veren muazzez zâtın ruhu da şâd olarak.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ne var ki, o şerefli günlerde müslüman Türk milleti İslâm'la o derece meczolmuş, kaynaşmış, İslam'ın özüyle kendi özünü birleştirerek öylesine kopmaz bir bütün haline gelmişti ki, işte düşmanlarımızı daima hüsrana, mağlûbiyete ve ümitsizliğe sürükleyen şey de bu kaynaşma, bu tesanüd, bu bütünlük, tek kelimeyle bu vahdet içinde bulunuşumuz olmuştur.

Akif'in: Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez! dediği gibi.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

«Kavuşmuşken İslâm'la en yüce bir izzete, Taklitçilikle düştük en korkunç bir zillete!»

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Bunların hepsi böyledir zira... İnanmıyorsan, itikat etmiyorsan, nufusundan sildir İSLAM kaydını açıkça değiştir dinini ve mertçe çık ortaya. Yok, bunu yapamıyorsan, kâfirliğini hiç değilse içinde gizle. Küfrünü çamur çirkef halinde tertemiz imanı Müslümanların o pâk dâmenlerine, canlarından aziz bildikleri mukaddes din ve Peygamberlerine sıçratıp, bulaştırma.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

'' Kimi - 'nam ve şöhret' - için heba eder hayatını. Bu öyle bir illet, öyle menhus bir hastalıktır ki, bu illete, bu hastalığa mübtelâ olan insan kolay kolay iflah olmaz.
O, ancak 'acınacak bir varlıktan' başka bir şey değildir artık...''

📖 Sayfa 5 · Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Maskeleri indir şöyle,
Sen yaz hele hakkı söyle
Savcı beyler işte böyle
Mikroskopla bir suç arar.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Yol odur ki Hakk'a vara
Göz odur ki Hakk'ı göre

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Sabredersen Şule eğer,
Bir gün davan arşa değer.
Anladım ki en son meğer
Yaraları zaman sarar,
Önünde bak ne günler var! ..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Düşmanlarımız ellerinde zehirli hançerleri olduğu halde, sinsi ve âleni hücumlarla milletimizin o dev yapılı, haşmetli ve sağlam bünyesini delik deşik etmeyi başarmışlar, müslüman Türk'ün bünyesini teşkil eden din, ahlâk, namus, iffet, şeref, haysiyet gibi en kıymetli unsurlarını, dilini, ilmini ve san'at cevherlerini hançerliye hançerliye nihayet onu düşmanlarının hücumlarına karşı koyamayacak kadar zayıf ve bitkin bir hale getirmişlerdi...

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

İslam'ın ve Türk'ün ezeli düşmanları, milletimizi sahip olduğu bütün değerlerinden koparıp uzaklaştırmak ve her yönüyle soysuzlaştırıp, âciz ve zayıf düşürmek için Tanzimattan bu yana az mı çalışıp, az mı didinmişlerdi?..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ve bir bilinebilse ki, insanlık muhtaç olduğu, aradığı gerçek huzura ancak ve ancak Allah'a firar etmekle, Allah'a kaçmak ve O'na sığınmakla nail ola bilecektir.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Kur'ân-ı Kerim, Ramazan ayında inzal olduğu cihetle, Ramazan-ı Şerif, bir Kur'an ve ibadet ayıdır. İçinde bin aydan hayırlı olduğu belirtilen Leyle-i Kadir gibi bir gece gizleyen Ramazan-ı Şerif, mü'minler için otuz gün müddetle manevi neşelerle kutlanan bir büyük bayramdır...

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

İlk İslâm şehidesi Hazret-i Sümeyye'nin İzinden gideceğim o kahraman ninemin..
Ebû Cehil birdi dün, bugünse binlercedir, Hepsiyle savaşım var, zafere ettim yemin!..

Demirler kara burda, ama alnım ak pâktır. Zalime hakkı ihtar, hükümdar olsa hakdır! Firavun'a, Nemrud'a kalmamış fâni dünya, Sorarım size hangi zálime kalacaktır?..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Cemiyet bünyesinde suyla, sabunla giriştiğimiz bu temizlik ameliyesinden dolayı yetkili makamlardan gerçi ne bir şeref madalyası, ne de bir taltif beklemiyorduk. Fakat onlar, bir başka madalyayı, hiçbir değerle kıyaslanmayacak kıymetteki bir şeref madalyasını bilmeden ve istemeden takıverdiler boynuma. Madalyanın üzerinde şunlar yazmaktaydı: “İslam davası ve İslam’ın şanlı müdafaası uğrunda hapse giren ilk Müslüman Türk kadını!” bundan daha büyük bir şeref düşünülebilir mi?

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Taştan oyma zindanlara,
Kirli, kara tavanlara,
Kedi gibi sıçanlara
Sabretmezsen sana zarar! ..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Düzen bozucu yazarı,
Kızıl, hain hilekarı
Bin maskeli sahtekarı
Acep hangi merci sorar? ..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

İnanan insan, esasen ümitvârdır. Allah'ın (C.C). rahmet ve kudretinden ümidini kesenlerin imanlarından şüphe edilir. ‹‹İslâm» ise; zuhurundan bu yana ve hatta kıyamete kadar her zaman ve her an sedası en gür olandır. Bunlar, bilinen gerçekler...

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Her ne kadar başlangıç tarihinin kesin tesbiti müşkül ise de gerçek şudur ki ; İslam toplumları Peygamber (a.s.m) çağından, o nur yumağı saadet asrından, uzaklaştıkça İslamın asli kaynaklarından uzaklaşmaya, özü, aslı unutup, kabuğa bağlanmaya başlamışlardır.

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Din ve Allah yolunda çalışan mazlumları Mahkûm eden zihniyet yüklenir günahları. Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah'ı var. Zalimde kalmaz asla mazlumların ahları!..

Dinle ey genç kardeşim, babam dedem, dinle bak;
İnananındır zafer, milletçe uyanırsak!
Dinsiz tepene bindi, sen hâlâ uykudasın,
Silkin biraz Hak için, artık sen de durma, kalk!..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Mahpus kalem şunu sorar:
'Dilsiz ağız neye yarar? '
Konuşmak yok, yazmak yasak,
Fikirlere kelepçe var! ..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ey bugünün genç - yaşlı, kadın - erkek "ben de Müslümanım! " diyen nüfus kağıdı Müslümanları!. Ve ey uğruna şehit kanları dökülmüş şu mübârek toprakları tepen insan topluluğu!. Cevap verin, konuşun ve itiraf edin olanca samimiyetinizle : "Kusarken bin murdar ağız şeriatımızın, yani Hak olan Kur'an-ı'mızın bütün hükümlerine..", "Hak, haklının en mukaddes malıdır!" diyerek Âh! Bir ses yükselebiliyor mu hâlâ birimizden nefret namına?

📖 Sayfa 29 · Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Mantık ve vicdanını harekete geçir... Nefs putlarını yık, devir... Seni yaradan, seni yoktan var eden yüce Mâbud'una dön..

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Sen mahkumsun, fikrin mahpus
Emir serttir: 'Konuşma, sus! ..'
'Söz ve yazı bize mahsus,
'Kanunlar tek bize yarar! '

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Ne gariptir şu insanoğlu. Aklı ne kadar havalarda dolaşmaktadır ki kendisini yaratan Allah'a (C.C) tâbi olup, onun emirlerine uyacağına, tutup kendi gibi Allah yaratığı insanlar toplumuna uyumakta ayak diretiyor.

📖 Sayfa 20 · Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler

Sıkça Sorulan Sorular

Uygarlığın Gözyaşları kimin eseridir?

Uygarlığın Gözyaşları, Şule Yüksel Şenler tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır.

Uygarlığın Gözyaşları kaç sayfadır?

Uygarlığın Gözyaşları, 264 sayfadır (Timaş Yayınları baskısı).

Uygarlığın Gözyaşları'nın en ünlü sözü nedir?

“Ne var ki, günümüzde bir takım sütü bozuk, soysuz ve şerefsiz türediler, diğer bütün değerlerimizin yanı sıra asli dilimizi de soysuzlaştırmak ve halkımızın kullanageldiği kelimeler yerine bir yığın anlaşılmaz, mânâsız, saçma ve gülünç(tilcik(!)ler,) kelimeler türetmek gayretiyle didinip, çırpınmakta, kesif ve korkunç bir faaliyet göstermekteler...”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Uygarlığın Gözyaşları — Şule Yüksel Şenler. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4