
Izumi Kyoka'nın Takıntı adlı eseri, Hikaye (Öykü) türünün önemli örneklerindendir. Melek Altun çevirisiyle Kapra Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Takıntı için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Takıntı'dan En Beğenilen Alıntılar
İki lafından birisi buydu.
📖 Sayfa 43 · Takıntı, Izumi Kyoka
''Buranın eriştesi güzelmiş fakat ne yazık ki suyu biraz lezzetsiz.''
📖 Sayfa 8 · Takıntı, Izumi Kyoka
Dünyanın tüm teologlarina soruyorum:
📖 Sayfa 68 · Takıntı, Izumi Kyoka
Bu iki kişi,cennete gidemeyecek kadar büyük ne günah işlemiş olabilir ki?
Hikâyenin yeri ve zamanı buna gayet elverişli Geceleri ve şafak vakitlerinde kuş avlamanın garip olaylara yol açtığı söylenir o kadının başına gelen de böyle bir durumdu Kimseler farkına varmadan güzel bir iblise dönüşmüş olabilirdi. Böyle söylediğimde kadın 'Evet ben bir iblisim İnsanlar tarafından yenmektense böylesi daha iyi Yoksa korktunuz mu deyip ağzını yeniden el havlusuyla kapatmıştı"
Takıntı, Izumi Kyoka
Onun güzelliği sayesinde sanki odadaki tatamilerin kenarlarında beyaz Çan çiçekleri açmıştı
Takıntı, Izumi Kyoka
"Yürüyüş şekilleri sahiden hayranlık uyandırıcıydı Sanki sislerin içinde süzülerek gidiyorlardı. Kimonolarının etekleri hareket bile etmiyordu, böylesini ilk kez görüyorum. Tabii yetiştiriliş tarzları diğerlerinden çok farklı. Doğuştan gelen bir üstünlükleri var, erişilemez bir seviyedeler. Sıradan kadınlar onları nasıl taklit edebilir ki"
Takıntı, Izumi Kyoka
Kimisi kederli, kimisi endişeli, kimisiyse telaşlıydı ve hepsinin yüzündeki ifade huzurlu olmaktan çok uzaktı.
📖 Sayfa 56 · Takıntı, Izumi Kyoka
"Kontes mutlu ve masum bir gülümsemeyle Takamine'nin elini bıraktı ve başı sertçe yastığına düştü, dudaklarının rengi solmuştu.
Takıntı, Izumi Kyoka
O anda çevrelerindeki her şey birden kaybolmuş gibiydi. Ne gökyüzü vardı onlar için ne de yeryüzü Sanki tüm insanlık yok olmuş, onların dışında tek bir kişi bile kalmamıştı."
(doktor sırrı biliyor hasta can verdi)
''Geçen yıl tam da bu zamanlarda yine aynısı olmuştu.''
📖 Sayfa 38 · Takıntı, Izumi Kyoka
"Tabii o anda nasıl bir durumun içinde olduğumun ayırdına varamamıştım. Kanadı kırılmış bir kuşun gökten düşüşü gibi ormandan kaçtım yüksek taş merdivenleri koşar adımlarla indim Ne kadar koktuğum yüzümden bile anlaşılıyormuş beni görenler öyle söyledi. Tapınağın önünde toplanıp yangını izleyenler kaçışarak dağdan inmeye başlamışlardı"
Takıntı, Izumi Kyoka
Bilinci yerinde değilken sırrını başkalarına söylemekten öyle çok korkuyordu ki bunun yerine ölmeyi yeğlerdi.
Takıntı, Izumi Kyoka
Adaletsizliği cezalandırmak onur verici bir durummuş.
Takıntı, Izumi Kyoka
"Göldeki balıkları hiçbir zaman yemeklerimizde kullanmayız diye yanıtladı kadın Hanımızın sahipleri özel günlerde Buda'nın ruhunu kutsamak için göle balık bırakırlar Tabii elbette Şefimiz de öyle Bu yüzden gölü çok önemser, ona hayranlık duyar Zaman buldukça oraya gidip sessizce gölü izler"
Takıntı, Izumi Kyoka
"Biri Aoyama'ya diğeri Yanaka'ya defnedildilerse de Kontes ile Takamine aynı gün arka arkaya vefat ettiler.
Takıntı, Izumi Kyoka
Asıl meseleye gelirsek, dünyanın tüm teologlarına soruyorum:
Bu iki kişi, cennete gidemeyecek kadar büyük ne günah işlemiş olabilir ki"
Hayır. Çünkü sensin. Sensin işte!" Bunu söyledikten sonra hayal kırıklığıyla kendini masaya geri bıraktı ve son derece soğuk bakışlarını usta doktorun üzerine dikti. "Ama senin... Senin beni hatırlaman mümkün değil!" Aniden Takamine'nin elindeki neşteri kaptı ve göğsünün hemen altına sapladı.
Takıntı, Izumi Kyoka
Yüzünün rengi solan Takamine kekeleyerek, "Hiç unutmadım ki." dedi.

İçinde bulunduğu bu durum, onun için ürkütücü veya korkutucu olmaktan çok aşağılayıcıydı.
Takıntı, Izumi Kyoka
O günden beri yerinde değil...
📖 Sayfa 53 · Takıntı, Izumi Kyoka
...hissettiğim ve anlatmam
📖 Sayfa 41 · Takıntı, Izumi Kyoka
"Sana bile söyleyemem Kimse öğrenmemeli Kontes oldukça kararlıydı.
Takıntı, Izumi Kyoka
"Sırf anestezi aldın diye bu her şeyi anlatacağın anlamına gelmiyor."
"Hayır. Bunu o kadar çok düşündüm ki ağzımdan kaçırmamamın imkânı yok."
"Ne günah işlemişti de böylesine soğuk bir muameleyi hak etmişti bilmiyordu ancak durum sahiden garipti. Sırf Ressam onun için öylesine bir mektup yazdı diye kalkıp buraya gelmişti. Şimdi de burada olay çıkarıp başka bir hana geçemezdi Bu yüzden önceki hayatında yaptığı bir şeyin karşılığında cezalandırıldığını düşünerek kaderini kabullenip pes etti"
Takıntı, Izumi Kyoka
...gereğinden oluyorsunuz.
📖 Sayfa 50 · Takıntı, Izumi Kyoka
İçinde bulunduğu bu durum, onun için veya olmaktan çok .
📖 Sayfa 33 · Takıntı, Izumi Kyoka
...adaletsizliği onur verici...
📖 Sayfa 47 · Takıntı, Izumi Kyoka
"O anda çevrelerindeki her şey birden kaybolmuş gibiydi. Ne gökyüzü vardı onlar için ne de yeryüzü. Sanki tüm insanlık yok olmuş, onların dışında tek bir kişi bile kalmamıştı."
Takıntı, Izumi Kyoka
"Burası, Akiha Sanjakubō <7 veya İzuna Gongen'es <8 tapınmaya gidenlerin inançları uğruna yemek yemekten kaçındıkları zamanlarda uğradıkları bir yer herhalde diye düşünüp ağlanacak haline güldü."
Takıntı, Izumi Kyoka
7_Akiha Dağı'na adını veren tengu (yarı insan yarı hayvan formundaki tanrısal varlıklar). (e.n.)
8 -Genellikle bir tengu olarak tasvir edilen, lizuna Dağı'nda tapınılan tanrı (en)
Bu iki kişi, cennete gidemeyecek kadar büyük ne günah işlemiş olabilir ki?
Takıntı, Izumi Kyoka
o günden beri aklı yerinde değil..
📖 Sayfa 53 · Takıntı, Izumi Kyoka
"Ülkedeki neredeyse tüm üst sınıf mensuplarının sevinci ve kederi onun sorumluluğunda olmasına rağmen sanki sıradan bir akşam yemeği masasında oturuyormuş gibi fazlasıyla sakin ve soğukkanlıydı. Türüne ender rastlanan biriydi. Ona üç asistan, bir hekim ve Kızılhaç örgütünden beş hemşire eşlik ediyordu"
Takıntı, Izumi Kyoka
"Tıpkı karların üzerine düşen kırmızı bir erik çiçeği gibi göğsünden akan kanlar üzerindeki beyaz önlüğe bulaştı ve kadının yüzü yeniden az önceki solgun hâlini aldı. Öyle sakindi ki ayak parmakları bile kımıldamıyordu"
Takıntı, Izumi Kyoka
"Bu yüzden bu akşam yalnızca düzgün hazırlanmış bir sobaya bile razıydı Seyahat etmenin sefilliğini tatmak için cam kapılı iki hanı bilinçli olarak es geçti Önünde dağa çıkanları taşımak için kullanılan bir tahtırevan ve kurutulmuş sebzeler bulunan kirli zeminindeki ocakta odunların yandığı ıssız bir han görünce tıpkı bir karga gibi gözlerini oraya dikti"
Takıntı, Izumi Kyoka

Fazla düşüncelisiniz, sırf bunun için o kadar yolu gelmenize gerek var mıydı?
📖 Sayfa 18 · Takıntı, Izumi Kyoka
Hemsire:"Neden anesteziye bu kadar karşı çıkıyorsunuz?can sıkıcı hiçbir yanı yok,sadece biraz uyuyacaksın ve bitecek."
📖 Sayfa 59 · Takıntı, Izumi Kyoka
Bunun ardından kadının kaşları hareketlendi,dudakları bükülmüş.Cani çok yanıyor gibiydi.Gözleri yari açık bir şekilde: "Madem bu kadar ısrar ediyorsunuz,söyleyeyim;Kalbimde büyük bir sır taşıyorum.Anestezinin insanları konuşturduğu söylenir,ben de sırrımı açığa çıkarmaktan korkuyorum.Eger ameliyatim anestezisiz yapılmayacaksa hiç yapılmasın.Beni bırakın gideyim."
Böyle yapınca güzel oluyor muyum?
📖 Sayfa 64 · Takıntı, Izumi Kyoka
Kalbimde büyük bir sır taşıyorum.
Takıntı, Izumi Kyoka
Duygulardan konuşmakla bir yere varamayız.
Takıntı, Izumi Kyoka
Rivayete göre o tapınakta tanrılar için insan kurban edilirmiş.
📖 Sayfa 39 · Takıntı, Izumi Kyoka
Işık aniden söndü. Baştan aşağı ürperdiğini hissetti, boynu kaskatı kesilmiş bir şekilde arkasını döndü ve odasında tıpkı beyaz balıkçıl kuşuna benzeyen, arkası dönük bir kadın silüeti gördü. Boynu bembeyazdı.
📖 Sayfa 35 · Takıntı, Izumi Kyoka
"Kimisi kederli kimisi endişeli kimisiyse telaşlıydı ve hepsinin yüzündeki ifade huzurlu olmaktan çok uzaktı.Hastanede hızla atılan adımlardan gelen ayakkabı sesleri, zōrilerin koridorlarda yankılanan gürültüsü hastanenin bir tür yalnızlık hissi veren yüksek tavanı, geniş kapıları ve uzun koridorları.Tüm bunların yanında bir de içeriden tuhaf ayak sesleri duyuluyordu ve bu da binadaki kasveti daha da artırıyordu"
Takıntı, Izumi Kyoka
... kalp atışlarının kulaklarında yankılandığını hissetti.
Takıntı, Izumi Kyoka
Eğer duyduklarım doğruysa Kontes bilinci yerinde değilken sırrını başkalarına söylemekten öyle çok korkuyordu ki bunun yerine ölmeyi yeğlerdi Acaba kocası bunu duyduğunda ne hissetmişti Normalde bu söz büyük bir karmaşaya sebebiyet verirdi Yine de söz konusu bir hasta olunca onunla ilgilenen kişiler hastanın isteklerini gözetmek durumundalardı Özellikle de kendisi sırrını koruma konusunda bu kadar katı davranıyorken"
Takıntı, Izumi Kyoka
Ruh hâlinin yansıdığı ince kaşlarını...
Takıntı, Izumi Kyoka
"Biri Aoyama'ya diğeri Yanaka'ya defnedildilerse de Kontes ile Takamine aynı gün arka arkaya vefat ettiler.
Takıntı, Izumi Kyoka
"Bunun ardından kadının kaşları hareketlendi dudakları büküldü Canı çok yanıyor gibiydi Gözleri yarı açık bir şekilde Madem bu kadar ısrar ediyorsunuz söyleyeyim Kalbimde büyük bir sır taşıyorum Anestezinin insanları konuşturduğu söylenir ben de sırrımı açığa çıkarmaktan korkuyorum. Eğer ameliyatım anestezisiz yapılmayacaksa hiç yapılmasın Beni bırakın gideyim"
Takıntı, Izumi Kyoka
Sadece biraz uyuyacaksınız ve bitecek.
Takıntı, Izumi Kyoka
...gereğinden fazla güzel oluyorsunuz.
📖 Sayfa 50 · Takıntı, Izumi Kyoka

Sırf Ressam onun için öylesine bir mektup yazdı diye kalkıp buraya gelmişti. Şimdi de burada olay çıkarıp başka bir hana geçemezdi.Bu yüzden önceki hayatında yaptığı bir şeyin karşılığında cezalandırıldığını düşünerek kaderini kabullenip pes etti."
Takıntı, Izumi Kyoka
...adaletsizliği cezalandırmak onur verici...
📖 Sayfa 47 · Takıntı, Izumi Kyoka
Adaletsizliği cezalandırmak onur vericidir...
📖 Sayfa 47 · Takıntı, Izumi Kyoka
"Kontes mutlu ve masum bir gülümsemeyle Takamine'nin elini bıraktı ve başı sertçe yastığına düştü, dudaklarının rengi solmuştu.
Takıntı, Izumi Kyoka
O anda çevrelerindeki her şey birden kaybolmuş gibiydi. Ne gökyüzü vardı onlar için ne de yeryüzü Sanki tüm insanlık yok olmuş, onların dışında tek bir kişi bile kalmamıştı."
...bir iblise dönüşmüş...
📖 Sayfa 19 · Takıntı, Izumi Kyoka
Sıkça Sorulan Sorular
Takıntı kimin eseridir?
Takıntı, Izumi Kyoka tarafından yazılmıştır. Türkçeye Melek Altun çevirmiştir.
Takıntı kaç sayfadır?
Takıntı, 68 sayfadır (Kapra Yayıncılık baskısı).
Takıntı'nın en ünlü sözü nedir?
“İki lafından birisi buydu.”