
Melek Kaş'ın 2018'de yayımlanan Yazgı adlı eseri, Roman türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Efsus Yayınları tarafından yayımlanmıştır. İlişkiler okurları için Yazgı'dan derlenen en akılda kalan sözler burada.
Yazgı'dan En Beğenilen Alıntılar
Bu nasıl sevgiydi böyle? Sanki kalbini ucunda ateş olan bir mızrak ağır ağır oyuyormuş gibiydi.
📖 Sayfa 216 · Yazgı, Melek Kaş
"Hiç bir zaman insanlara yüksekten bakmayacaksın. Öyle bir gün gelir ki Allah seni onun eline düşürür."
Yazgı, Melek Kaş
Yatağımdan doğrulup, usulca aynanın karşısına geçtim. Karşımda duran kıza baktım, onu tanıyamadım. Sanki bir başkasının yüzüydü bu.
📖 Sayfa 73 · Yazgı, Melek Kaş
İçimde bir yerlerde, hâlâ istanbul'daki Elif vardı. Babasının onu sevgiyle kucakladığı, annesinin nasihatler verdiği, kahkahaların eksik olmadığı o eski dünyadan bir parça..
O dünya çoktan yıkılmıştı.
Şimdi, bu aynadaki kız... Bu kız, kendisine ait olmayan bir hayata zorla yerleştirilmiş gibi duruyordu.
Annesi her zaman böyleydi. insanları kırmayı huy edinmiş sözcükleri bir kamçı gibi kullanmayı âdet hâline getirmiști. Yıllardır bu evde her sabah birileri azarlanır, birileri susar, birileri dişlerini sıkarak kahvaltısını ederdi. Bu yüzden Mustafa, duymamayı őğrenmişti.
📖 Sayfa 10 · Yazgı, Melek Kaş
Mustafa bir adım atmıştı. Sıcaktı, dürüsttü. Ona tutunmak istiyordum. Ama içimde bir taraf hâlâ tetikteydi. Ya bir gün o da değişirse? Ya herkes gibi o da maskesini düşürürse?
📖 Sayfa 110 · Yazgı, Melek Kaş
Başımı iki yana salladım. Mustafa iyi bir adamdı.
Ben bu evliliği seçmemiş olabilirim ama onun içini birlikte inşa edebiliriz. Belki bu yeterdi. Belki bu, yeniden başlamak için bir ihtimaldi.
"Karadeniz'e hoşgeldin İstanbullu..."
📖 Sayfa 20 · Yazgı, Melek Kaş
‘ Ama en çok gözleri dikkat çekiyordu. Mavi. O kadar net. O kadar derin bir maviydi ki.. Bir denizin dalgasına kapılıp sürüklenmek gibiydi ona bakmak. Bu deniz, dingin miydi, yoksa fırtınalı mı? Bilmiyordum.
Yazgı, Melek Kaş
"Ustabaşının Trabzon'da bir yeğeni varmış. Aranızı yapmayı teklif etti,bende kabul ettim'" Bütün vücudum bir anda boşlukta asılı kaldı. Duyduklarımı anlayamıyordum. Ya da anlamak istemiyordum.
📖 Sayfa 29 · Yazgı, Melek Kaş
"Yarın akşam seni görmeye gelecekler."
Sessizlik... Ama bu, sıradan bir sessizlik değildi. Bu, bütün dünyanın bir anlığına durduğu, zamanın ilerlemeyi unuttuğu insanın ruhunun olduğu yere çakıldığı türden bir sessizlikti. Önümde oturan kadının, benim annem olduğuna inanmak istemedim.
Hiçbir zaman insanlara yüksekten bakmayacaksın. Öyle bir gün gelir ki Allah seni onun eline düşürür.
📖 Sayfa 238 · Yazgı, Melek Kaş
"Hayırlı uğurlu olsun iki hafta sonra düğün olur bekletmeye gerek yok"
📖 Sayfa 42 · Yazgı, Melek Kaş
" İki haftamı sadece iki hafta sonra mı bu adamın karısı olacaktım."
Bir ömürlük kader on dört güne sığdırılmıştı..
"Yüzüme bak,Elif. Korktuğunu biliyorum. Sonuçta birbirimizi tanımadan evlendik.Ne sen benim huyumu biliyorsun ne de ben seninkini.Ama bu saatten sonra yapacak bir şey yok.Biz artık resmen evliyiz,sen benim karımsın. Senden tek istediğim güçlü olman. Üzüldüğünde bu odada ağla ama kimsenin yanında ağlayıp kendini güçsüz gösterme.Eğer senin üzgün olduğunu görürlerse,daha çok üstüne gelirler.”
📖 Sayfa 85 · Yazgı, Melek Kaş
Yüzüne odaklandım. Keskin bir çene çizgisi, belirgin kaşlar... Sert bir ifade vardı yüzünde. Bu sertlik, sadece dışarıya verdiği bir görüntü müydü, yoksa gerçekten içi de böyle miydi?
📖 Sayfa 39 · Yazgı, Melek Kaş
Onu çözemiyordum.
Diğer erkeklerden farklıydı. Odanın içinde ondan başka birçok erkek vardı ama onun varlığı, diğerlerini tamamen siliyordu. Ne konuşuyordu ne de hareket ediyordu ama burada olduğunu iliklerime kadar hissediyordum.
Sade ama güçlü. Sessiz ama etkileyici.
"Karadeniz'e hoşgeldin İstanbul'lu."
Yazgı, Melek Kaş
"Sana söz veremem her şey kolay olacak diye," dedi usulca. "Ama şunu bil: Ne zaman yorulsan, kolum burada olacak. Tut diye."
📖 Sayfa 109 · Yazgı, Melek Kaş
Tek bir damla süzüldü yanağımdan. Mustafa eliyle sildi, hızlıca değil, nazikçe. Sanki bir yükü de beraber siliyordu.
"Beni olduğum gibi kabul ettiğini hissediyorum,"dedim fısıltıyla.
"Çünkü olduğun gibi sevilmeyi hak ediyorsun."
"Güzel bir hayat vereceğim diyerek seni kandırmayacağım.Güzel bir hayat vermeye çabalarım.Hoş buradaki hayatın nasıldı bilmiyorum ama orada da insan gibi yaşayacaksın.Bazı şeyleri görmez, duymazsan mutlu olursun.Yani,sanırım olursun.Kimi insan susunca mutlu oluyormuş.”
📖 Sayfa 45 · Yazgı, Melek Kaş

Eve geldiğimizde, herkes büyük bir coşkuyla misafirlerini ağırlamaya başladı. Gülüşler, kahkahalar, mutlu sohbetler.. Benim içimdeki sessizlik kimseye bulaşmıyordu. Onlar, düğünüm olduğunu sanıyorlardı. Oysa bu, benim mezuniyetim gibiydi.
📖 Sayfa 78 · Yazgı, Melek Kaş
Özgürlüğümden mezun oluşum. Hayallerimden umutlarımdan.
Herkes birbirine yaslanmıştı; kimi ölüye, kimi diriye. Kimin kolu kimin omzundaydı belli değildi. Ölüm bir kere içeri girmişti ve tüm dengeleri bozmuştu.
📖 Sayfa 299 · Yazgı, Melek Kaş
İçeride çıt çıkmıyordu. Sadece derin bir sessizlik... Tam anlamıyla ölüm sessizliği. Cam kenarında bir çocuğun minik ayakkabısı, koltuğun altına sıkışmış bir termos, ortada devrilmiş bir çanta. Her şey yerli yerindeydi ama hicbir şey olması gerektiği gibi değildi.
Ve şimdi, burada, karın ortasında, dudakları dudaklarıma değmişken.. içimde bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettim.
📖 Sayfa 120 · Yazgı, Melek Kaş
Sonra ansızın sen girdin hayatıma, kararan kalbimi beyaza çevirdin. Ölü bedenime yaşama sevinci getirdin.
📖 Sayfa 258 · Yazgı, Melek Kaş
Kaçmak bile bazı şeyleri değiştirmiyordu.
Yazgı, Melek Kaş
Birine güvenmek buydu işte; bitti dediğin, yolun sonuna geldiğin anda, elinden tutup seni yukarı çekmekti."
Yazgı, Melek Kaş
‘ Çünkü bu evde , kadınların dili değil, yükü vardı. ‘
Yazgı, Melek Kaş
İnsan en çok değer gördüğü anda bağlanır hayata.
📖 Sayfa 263 · Yazgı, Melek Kaş
Olduğun gibi sevilmeyi hak ediyorsun.
📖 Sayfa 109 · Yazgı, Melek Kaş
Başını yasladığın göğüs bir insana ne kadar huzur verir ki? Yanan odunların çıtırtısı ve onun kalp atışları...Tık, tık, tık... Hiç durmasını istemezsin. Sanki eşsiz bir müzik gibi vücudunun her yerini titretir.
📖 Sayfa 32 · Yazgı, Melek Kaş
Elif elini kalbinin üzerine koyup sırtını kapıya yasladı. Yüreğinde hissettiği acı neydi? Gözlerinin içine korkuyla bakan adama aşık mıydı?
📖 Sayfa 68 · Yazgı, Melek Kaş
Çünkü bu evde, kadınların dili değil, yükü vardır.
Yazgı, Melek Kaş
Serdar başını salladı ama gözlerindeki hüzün kaybolmadı deniz gibi… Bazen dalgalar sussa da dipte fırtınalar hep sürerdi.
📖 Sayfa 17 · Yazgı, Melek Kaş
‘ ‘Ev dediğin şey duvar değilmiş Elif,’ dedi sonra. Çatısı varmış, odaları varmış ama içinde sevgi yoksa, orası sadece dört duvarmış. ‘
Yazgı, Melek Kaş
Hiçbirimiz beş dakika sonra neler yaşayacağımızı bilmediğimiz halde hayata dair hep planlar yaparız, hayaller kurar sanki o güne çıkmaya garantimiz varmış gibi davranırız.
📖 Sayfa 210 · Yazgı, Melek Kaş

"Evet, babandan bahsediyorum. Elif, o öldü. Geri gelmeyecek. Artık bunu kabullenmek zorundasın.”
📖 Sayfa 28 · Yazgı, Melek Kaş
"Bunu nasıl söylersin? O adam senin yıllarca aynı yastığa baş koyduğun adamdı. Sen onunla aynı sofraya oturdun, aynı hayatı paylaştın. Sen onu sevmiştin. Hayatını bize adamış, hiçbir zaman bizden başka bir şey düşünmemiş olan o adam olmamış gibi davranıyorsun.”
Sevmek istedim. Sevilmek istedim.
Yazgı, Melek Kaş
"Ölmek istiyorum!"
📖 Sayfa 33 · Yazgı, Melek Kaş
Beni tanımadığı bir adamın yanına yolluyor. Beni, hayatımdan koparıyor. Beni bir eşyaymışım gibi bir başkasına veriyordu.
Göğsüm sıkıştı, nefesim kesildi. Bunu nasıl yapabilir? Nasıl olur da bana hiçbir şey sormadan, benim hayatımla ilgili en büyük kararı verebilirdi?
"Senden nefret ediyorum !"
Bağırdım. içimdeki bütün kırgınlığı, bütün çaresizliği, içime dolan tüm o nefreti bir çığlık gibi çıkardım.
Kollarını göğsünde bağladı. Yüzünde ne üzüntü vardı ne de pişmanlık.
“Beni indir, Mustafa. İnsanların içinde rezil olacağız.”
📖 Sayfa 134 · Yazgı, Melek Kaş
"İnsanlardan bana ne. Karım değil misin istediğim yerde istediğim şekilde sana yaklaşabilirim.”
"Sınırlarını bilmen gerekiyor, nerede durman gerektiğini bilmen gerekiyor. Senin aksine ben insanların söyleyeceklerini önemsiyorum. Bu yüzden olur olmadık yerde dokunma bana, yaklaşmada.”
"Beni olduğum gibi kabul ettiğini hissediyorum.”
📖 Sayfa 109 · Yazgı, Melek Kaş
"Çünkü olduğun gibi sevilmeyi hak ediyorsun. Ve bu evde, bu hayatta, senin yerin var. Bunu sana her gün hatırlatacağım. Her görücü usulü evlenen insanlar birbirinden nefret etmez. Birbirimize saygı duyup birbirimizi anlarsak evliliğimizin temeli daha sağlam olur.”
Arabayı çalıştırdı. Sessizlik, yol boyunca bizimle geldi. Hiç konuşmadık. Gözlerimi dışarıya çevirdiğimde Trabzon'un yemyeşil manzarasına baktım. Bu şehir farklıydı. İstanbul gibi gri değildi. İstanbul, insanı içine hapsederdi. Ama burası.. Burası, özgürdü. Peki ya ben? Bu şehirde ben özgür olabilecek miydim?
📖 Sayfa 63 · Yazgı, Melek Kaş
Trabzon'un kıvrımlı yollarında ilerlerken, içimde tarif edemediğim bir ağırlık vardı. Göğsümün ortasına bir taş yerlesmiști ve her geçen dakika daha da ağırlaşıyordu.
Bu gece benim için yeni bir başlangıçtı ama nasıl bir başlangıç olacağını bilmiyordum. Tanımadığım bir adamın karısı olmuştum. Bu adam bana nasıl davranacaktı? İçimdeki korkuyla titrerken, bir şeylerin artık asla eskisi gibi olmayacağını biliyordum.
📖 Sayfa 82 · Yazgı, Melek Kaş
"Annen her sabah beni böyle uyandırıyor, alıştım artık.”
📖 Sayfa 131 · Yazgı, Melek Kaş
"Bana niye söylemedin?”
"Söylesem ne değişecekti? Yine de odanın kapısını zorlamayacak mıydı?”
"Her ne olursa olsun bana söyleyeceksin, Elif. Bu evde kim sana ne yaparsa yapsın,kim ne söylerse söylesin,bileceğim. Eğer ezilmek gibi zihniyetin varsa, o zaman söyleme.”
Karadeniz'e hoş geldin, İstanbullu.
Yazgı, Melek Kaş
Çünkü bazı evler, sabahları bile güneş almazdı.
Yazgı, Melek Kaş
"Bana bir tek sen iyi geliyorsun. Seninle değilde başkasıyla evli olsaydım nasıl olurdu bilmiyorum.”
📖 Sayfa 164 · Yazgı, Melek Kaş
"Benimle evlisin dediğin gibi. Başkasıyla evli olduğunu düşünme. Kızıyorum.”
"Kızma, hayal kurarken bile yanımda sen varsın.”
“Bu evde beni koruyacak biri olduğunu bilmek istiyorum.”
📖 Sayfa 108 · Yazgı, Melek Kaş
"Ben buradayım.Eğer seni zorlarsa, bana söyle.Geri çekilme.Her dediğini yapma ki seni kölesi olarak görmesin.Ben o hatayı küçükken yaptım.Her dediğini yaparsam susar sanıyordum.Ama sustuğu yok. Daha da güçleniyor.”
"O adamla evlenip gideceğim. Bir daha sakın beni arayıp sorma. Sen çok kötü bir annesin. Sırf senden kurtulmak için o adamla evleneceğim. Üzerime yük olmaman için gideceğim. Ama şunu çok iyi biliyorum ki bir gün o adamla evlendiğinde pişman olacaksın. Soluğu benim kapımda aldığında asla kapımı sana açmayacağım.”
📖 Sayfa 34 · Yazgı, Melek Kaş
"Elif…Sana hiçbir şey veremedim. Kocaman bir evde yaşatamadım seni, eşyaları bile zor aldık ama yine de yanımda kaldın. Neden?”
📖 Sayfa 217 · Yazgı, Melek Kaş
"Sen benim kocamsın Mustafa. Evin büyük olması değil içinin sıcak olması önemliydi. Sen bana sırtını dönmedin, ben de dönmem sana.”
Bazı geceler, sadece yaşanmaz; içten kapanmayacak izler bırakırdı.
Yazgı, Melek Kaş

“Bunun sonu iyi yerlere gitmeyecek, Elif. Damarıma basmaya devam edersen istediğim yerde seni öperim, dokunurum. Daha fazlasını da yaparım.”
📖 Sayfa 135 · Yazgı, Melek Kaş
“Senin için her şey oraya çıkıyor zaten.”
“Senin içinde çıkmaya başladı bence.”
Sıkça Sorulan Sorular
Yazgı kimin eseridir?
Yazgı, Melek Kaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır.
Yazgı kaç sayfadır?
Yazgı, 392 sayfadır (Efsus Yayınları baskısı).
Yazgı'nın en ünlü sözü nedir?
“Bu nasıl sevgiydi böyle? Sanki kalbini ucunda ateş olan bir mızrak ağır ağır oyuyormuş gibiydi.”